Motosiklet’e saygı duymak

Japon Havayolları uçağı havalanmak için piste doğru ilerliyor ve üç Japon görevli geleneksel seremonileriyle eğilerek uçağı selamlıyorlar. Katalog çekimi değil, her uçuştaki bir ritüel bu. Öyle öne doğru eğilirken kafada az sonra içeceği sakenin demli mi ya da açık mı olacağı uçuşmaları da yok üstelik, resmen huşu içerisinde gerçekleşen bir gelenek bu.

İşte her motosiklet, binmeden önce veya indikten sonra bu saygıyı hak ediyor. Abartıp binmeden önce selesini kedi sırtı gibi sevmekten ya da aynasını öpmekten bahsetmiyorum, önünde birkaç saniye ona odaklanıp sadece onu düşünüp az sonra çıkacağın yolculuğun zihinsel hazırlığını kastediyorum.

Hadi biraz daha dağıtayım; Her şeyin bir kilosu vardır. Sence mutluluğu neyle tartarsın? 50 sene aynı imkanlarla yaşamış iki adam bulsak, aynı oranda mı mutlu olmuşlardır sence? Daha az mutsuzuna “Yaradılışı böyle bu herifin” demek sorunu çözer mi? Gemi turuna çıksak hep beraber kim daha çok eğlenir ve neden?

O motosiklete saygı göstereceksin, onu seveceksin ve onunla bütünleşeceksin ki onunla yaşadığın zaman, gittiğin kilometre tartıldığında herkesten daha ağır mutlu olasın.

Hayatı yavaş yavaş yaşayacaksın, sindirerek, lokma lokma, tadını algılayarak. Ömründe kaç Nisan baharı daha var sence. 50 mi, yoksa 10 mu? Bir değildir ama değil mi? Yok canım… Bu soruyu sana bin sene sorsam bir diyemezsin biliyorsun. Öyleyse kaç?

Kendinle konuşursan deli derler de kendiyle konuşmayan mı akıllıdır? Nisan oksijeniyle hafif kafa durumum olduğunun ben de farkındayım. Bu yazı zaten ya tam bir safsatadır senin için ya da üçten dörde atarken kafandaki su toplamış pörtleğe batacak bir kıymık. Direnme rahatlarsın.

Bir rivayete göre zaman, evrendeki büyük patlamayla meydana çıkmış. Benim inancıma göre kronometreye Adem bastı ama zamanın kime göre daha hızlı akacağı tamamen sana kalmış. Unutma ki motosiklete Amerikan çobanı kovboy süratiyle binersen belki o gün değil ama bir gün mutlaka rodeocu hızı ve şiddetiyle inersin.

Hava bu ay çok güzel olacak. Yavaşça hazırlan motorun yanında. Konuş onunla. Kış boyunca amortisörlerinin romatizma olup olmadığı geyiğinden bahsetmiyorum. Orada konuştuğun sensin aslında. Kendini al karşına ve seninle konuş. Güneşten bahset mesela, ne kadar özlediğinden.

Buraya kadar okuyup “Ne diyo la bu” dediysen üzgünüm dostum. Haklısın. ilk paragrafta bırakmalıydın.

Öteki arkadaşım; sana tavsiyem, çok hızlı gitme ki ruhun arkada kalmasın. Aptal olma, tadını çıkart.

Rauf Gerz

Alıntıdır : motoron

E-posta adresiniz gösterilmeyecek. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

*



Yorum linkleri nofollow'dan arınmış olabilirler.

 

Sponsorlarımız

Motorcuyuz.com Reklam Alanı 125x125 Motorcuyuz.com Reklam Alanı 125x125 Vargonen Cloud Sunucu

Sosyal Ağlar

Haftanın videosu

Facebook

css.php