Çölde bir hafta: Motorsikletle Fas Turu

Londra’nin bulutlu havasından bıktığınızda Fas gideceğiniz yerler listesinde olmaz genelde. Ama enduro yapıyorsanız eğer, Fas ve sarp Atlas Dağları aklınızda her zaman kaçılacak bir cennettir. Hayattan kaçıp, sadece motorla ve GPS cihazıyla geçirilecek bir hafta için planlarimi aylar öncesinden yapmıştım. Şubat ayında 6 günlük bir tur için bu işleri uzun yıllardır yapan Motoaventures ile görüşüp turlarına kaydımı 4 ay öncesinden yaptırdım. Zaman gelip çattığında uçağa atladım, Casablanca üzerinden gerçek bir çöl şehri olan Ouarzazate’a vardım.

Her ne kadar tatilde olmanın verdiği rahatlık olsa da üzerimde, beni neyin beklediğini kestiremiyordum. Önceleri yaptığım enduro pratikleri ve yarışlar genelde ormanda, çamurlu yollarda ya da taşlı ve tozlu köy yollarında olmuştu. Hiç çöl ve kum tecrübem yoktu. Zaten çok iyi bir motorcu değilim, grubun çürük soğanı olacağım diye içten içe sikintiliydim.

Malzememi (kask, botlar, vücut koruyucular, giyim vs.) kendim götürdüm. Otele vardığımda diğer 12 kişilik ekiple tanıştım; 4 isveçli, 1 Kanadalı, 5 İngiliz ve bir rehber pilot. Aralarında tek ben Türk’tüm. Otel ve transfer işlemlerini halleden Motoaventures’dan Meryem benim Türk olduğumu duyunca çok sevindi. Hemen Türk dizilerinden Ezel ve Kıvanç’tan konuşmaya başladık.

Tur brifing’ini sabah aldık; Herkes iki kişilik gruplarla çıkacak, her gruba bir GPS cihazı verilecek, destek aracı da aynı yolu takibedecek. Eğer bir teknik sorun olursa destek aracı müdahale edecek. Yedek motora varıncaya kadar birçok yedek parça destek aracıyla gelecek. Motorlar KTM EXC 450. Hepsi 100.000 mil üzerinde yapmış ama motorlar tekrardan elden geçirilmiş, saat gibi çalışıyor. Hergün yaklaşık 300KM yapılacak, bunun neredeyse tamamı off-road. Gece çöldeki kıl çadırlarda veya küçük otellerde kalınacak.

Çöl gezileri genelde ya dümdüz uçsuz bucaksız yollar şeklinde ya da sarp, virajlı dağ çıkışları inişleri şeklinde oluyor. Düzlükte giderken takibedeceginiz bir yol aslında yok, genelde bunlar kurumuş gol yatakları. Sürekli GPS üzerinden takip etmek gerekiyor. Ama rahatlıkla ayakta 100-120 kmh hızla gidebilirsiniz, ve çok keyifli. Dakar ve diğer çöl yarışları genelde ortalama bu hızlarda koşuluyor. Bu yollarda zemin genelde sert ve hıza uygun, Ancak belli yerlerde FeshFesh denilen bir nevi kuma rastlıyorsunuz. Aslında bildiğimiz kumdan çok daha ince, sanki çimento gibi inanılmaz yumuşak. Yaklaşık 1 metre derinliğinde olabiliyor ve müthiş toz kaldırıyor. Eğer benim gibi GPS’i grup arkadaşınıza verip, onu takibetmeye çalışırsanız FeshFesh’e saplanıp motorun üzerinden ucabilirsiniz. Gazi kontrol ederek, sabit hızda 2. viteste FeshFesh’leri rahatlıkla geçebilirsiniz.

Kum tepeleri gezinin en teknik kısmı, denge gerektiriyor, genelde 2. viteste hızını koruyarak gidersen aslında çok da zor değil.Kum üzerinde nasıl gideceğinizi çözdüğünüz anda sizi müthiş bir zevk ve inanılmaz bir güneş-gölge oyunu bekliyor. Bir nevi motorsikletle kayak yapmak gibi, müthiş keyifli.

Dağ ve vadi geçişleri eğlenceli ancak en tehlikeli kısım, çünkü hızla giderken aniden çok sert bir viraja girebiliyorsunuz ve aşağısı uçurum. ama bir şekilde kendinize güveni kazandığınız anda virajlar da çocuk oyuncağı.

Günde 300km enduro, ortalama tecrübesi olan bir motorcu için çok yorucu değil. Ancak 6 günlük gezinin son günlerinde enerjinizin azaldığını ve daha çok hata yaptığınızı hissediyorsunuz, daha temkinli olmakta fayda var.

Fas gerçekten görülmeye değer bir ülke. Çöl gezisi hayata çok daha farklı bakmanızı sağlıyor. Herkes çok mutlu görünüyor, trafik dertleri yok, kredi kartı borçları yok. Modern çağda Robinson Cruiso gibi hissetmek istiyorsanız, çölde bir haftayı kesinlikle tavsiye ederim.

 

 

E-posta adresiniz gösterilmeyecek. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

*



Yorum linkleri nofollow'dan arınmış olabilirler.

 

Sponsorlarımız

Motorcuyuz.com Reklam Alanı 125x125 Motorcuyuz.com Reklam Alanı 125x125 Vargonen Cloud Sunucu

Sosyal Ağlar

Haftanın videosu

Facebook

css.php